“Darülaceze aklımın ucundan geçmezdi”

Van’da 1963’te dünyaya gelen İhsan Gök, yaklaşık 40 yıl İstanbul’da inşaat işçisi olarak çalıştı.
Gençliğinde bir evlilik yapan Gök, 25 yıl önce boşandı ve bir daha da evlenmedi. Bu evlilikten çocuğu da olmayan Gök, tek başına İstanbul’da hayat mücadelesine devam etti.
İnşaatlarda işçi olarak çalışırken şeker hastalığı baş gösteren Gök, ağır işlerde çalışmakta zorlandı.

Bu nedenle inşaatlarda bekçilik yapmaya başlayan Gök, aldığı maaşla ev kirasını ödemekte zorlanınca parklarda ve çalıştığı inşaatların bekçi kulübelerinde yaşamaya başladı.
Böylesi zor şartlara rağmen, bir şekilde hayatta kalma mücadelesine devam eden Gök, şeker hastalığı nedeniyle bir ayağını kaybedince bakıma muhtaç hale geldi.
Gök’ün yardımına, 128 yıldır 7’den 70’e her yaştan ihtiyaç sahibine kucak açan Darülaceze yetişti.

60 yaşındaki İhsan Gök, daha önce hayatında adını bile duymadığını belirttiği Darülaceze ile yollarının kesişme hikayesini, AA’ya anlattı.

“PARKLARDA YAŞAMAYA BAŞLAMIŞTIM”

Bekçilik yaptığı inşaatta kalp krizi geçirdikten sonra hastalıkların üst üste geldiğini belirten Gök, “Geçen ramazan ayında kalp krizinden sonra beni hastaneye götürdüler. İki kez anjiyo yapıldı. O anjiyodan sonra inşaat hayatım da bitti, çalışamaz oldum ve parklarda yaşamaya başladım. Tehlikeliydi tabii parklarda yaşamak. Cep telefonum ve param çalındı.” diye konuştu.

Sokaklara düşmesinin ardından bir de şeker hastalığının baş gösterdiğini aktaran Gök, “Bu hastalık da çok zor bir hastalık. İnsülin iğnesi verdiler ama onları koyacak bir buzdolabım olmadığı için iğneler bozuldu. İğne olmayınca, hastalığım daha da ilerledi. Bir gün ayağım yara halde sokakta yatarken bir doktor gördü ve bana yardımcı oldu ve bir hastaneye yatışımı sağladı.” ifadelerine yer verdi.

Gök, tedaviye rağmen ayağının kurtarılamadığını anlatarak, “Ayağımı kaybetsem de o dayanılmaz ağrılardan kurtulduğum için bir taraftan da mutluydum. Gerçekten de çok büyük acı çekiyordum, sabaha kadar inliyor, bağırıyor ve isyan ediyordum.” dedi.

İhsan Gök, diğer ayağını da kaybetme riski bulunduğunu, bu yüzden artık yeme içmesine dikkat ettiğini, şeker ve hamur işlerinden uzak durduğunu söyledi.

“YENİ YILA AYAĞIM OLMADAN GİRDİM” 

Yeni yıla bir ayağı olmadan girdiğini anlatan Gök, şöyle konuştu:
“Bir ayağımı kaybedince moral olarak çöktüm, psikolojim bozuldu. Hastanede tamamen bir çöküş yaşayınca beni Darülacezeye gönderdiler. Burada kendimi toparladım. Sağ olsunlar, görevliler bize çok iyi bakıyor, arkadaşlar da çok iyiler, bana destek oluyorlar. Buraya gelene kadar Darülacezenin ne olduğunu bile bilmiyordum. Aklımın ucundan bile geçmezdi bir gün Darülacezeye geleceğim. Bana kaç kez, ‘devlete başvur, yardım al’ dendi ama bu zamana kadar bir kuruş bile yardım istemedim. Kendim idare ettim. Şimdi burada olmaktan gerçekten çok mutluyum. 20 gündür Darülacezede kalıyorum, psikolojim ve moralim düzeldi. Böyle yerler olmasaydı benim gibi insanlar nereye gidecekti? Burada kendini evimde gibi hissediyorum. Kaldığım odada 6 kişiyiz ve çok iyi anlaşıyoruz.”

“BİR EVLADIM, EŞİM DOSTUM OLMADI” 

Hayallerini her zaman sıcak bir yuva kurmanın süslediğini dile getiren Gök, “Hiç yuvam olmadı, eşimle anlaşamadık, bu yüzden çocuğumuz da olmadı. Bugüne kadar çok büyük acılar çektim. Yani hayatım boyunca bir sıcak yuvam olmadı. İkinci bir şansım olsa sıcak bir yuvam olsun isterdim, başka bir şey değil. Yuva özlemim çok büyük. İçim yanıyor sıcak bir yuva gördüğüm zaman. Bir evladım, eşim, dostum olmadı. Burası bana yuva oldu.” dedi.
Tek isteğinin akülü araba olduğunu dile getiren Gök, bu isteğinin yönetime iletildiğini ve en kısa sürede kendisine verileceğinin söylendiğini aktardı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx